top of page

Atölyeden Notlar

Her üretim süreci yeni bir deneyim, her müşteri yeni bir bakış açısı kazandırır.

Atölyeden Notlar; Glowleather Atelier'de yaşanan gerçek üretim süreçlerini, karşılaşılan zorlukları ve bu süreçlerden çıkardığımız dersleri paylaşmak amacıyla oluşturuldu.

Burada anlatılan her hikâye gerçek bir üretim deneyimine dayanır.

Amacımız yalnızca başarılarımızı anlatmak değil; bizi geliştiren hataları, öğrendiklerimizi ve bugün uyguladığımız üretim anlayışını şekillendiren deneyimleri de paylaşmaktır.

İlk Üretimimiz Bize Ne Öğretti?

Glowleather Atelier'nin bugün benimsediği birçok üretim ilkesi, ilk müşterimizle yaşadığımız deneyimden doğdu.

Atölyemizi yeni kurmuştuk.

Daha önce yalnızca kendi markamız için üretim yapmıştık. Şimdi ise ilk kez başka bir markaya üretim yapacak olmanın heyecanını yaşıyorduk.

İlk müşterilerimize ulaşabilmek için Türkiye'deki butik çanta markalarını tek tek araştırıyor, kendimizi tanıtan e-postalar gönderiyorduk. Bir gün o e-postalardan biri karşılık buldu.

İlk görüşmede model bize oldukça sade görünmüştü.

Toplantıdan çıktığımızda kendi aramızda "Bu model oldukça kolay, kaliteli deriyle hızlıca üretiriz." diye konuştuğumuzu bugün hâlâ gülümseyerek hatırlıyoruz.

Gerçekte ise o model, bize üretimin yalnızca çizimden ibaret olmadığını öğretecek ilk büyük dersimiz olacaktı.

Modelin yalın görünümü bizi yanıltmıştı.

Üretim başladığında her aşamada yeni bir zorlukla karşılaştık.

Çantanın formu, deri davranışı, çevirmeli üretim tekniği, son boya süreci ve işçilik detayları düşündüğümüzden çok daha karmaşıktı.

Üstelik yaşadığımız sorunlar yalnızca teknik değildi.

Üretim uzadıkça ekip içinde stres arttı.

Termin tarihi gecikti.

Dikilen parçalar tekrar söküldü.

Her gün yeni bir çözüm ararken, aslında her gün yeni bir şey öğreniyorduk.

Sonunda ürünleri müşterimize teslim ettik.

Ancak biz de biliyorduk ki ortaya çıkan sonuç, ne müşterimizin hayal ettiği kaliteydi ne de bizim içimize sinmişti.

Ertesi gün beklediğimiz telefon geldi.

Müşterimiz memnun değildi.

Biz de hiçbir mazeret üretmeden yanına gittik.

Yaşadığımız tüm süreci açıkça anlattık ve aldığımız peşinatın tamamını iade ettik.

O gün maddi olarak kaybettik.

Ama bugün geriye dönüp baktığımızda, aslında çok daha değerli bir şey kazandığımızı görüyoruz.

Üretim planlamasını...

Risk analizini...

Beklenti yönetimini...

Ve en önemlisi, müşteri güveninin nasıl kazanıldığını...

İlk müşterimiz bize öğretti.

İlginç olan ise hikâyenin burada bitmemesiydi.

O müşterimiz daha sonra tekrar bizimle çalıştı.

Başka projeler geliştirdik.

Hatta bizi başka markalara da önerdi.

Bize göre bunun nedeni, sorun yaşandığında doğru olanı yapmayı seçmiş olmamızdı.

Bugün Glowleather Atelier'de uyguladığımız birçok üretim ilkesi işte bu deneyimin üzerine kuruludur.

Bazı başarılar kâr ederek kazanılır, bazıları ise deneyim kazanarak.

Biz ilk üretimimizde ikinci yolu seçmek zorunda kaldık.

Ve bugün bunun, şirketimizin en değerli yatırımlarından biri olduğuna inanıyoruz.

bottom of page